PALEZ Kahvaltı Programı Masal Garden’da Gerçekleştirildi
Palandöken Ekonomi Zirvesi (PALEZ) tarafından Masal Garden’da kahvaltı programı düzenlendi. İş dünyası, akademi ve sivil toplum kuruluşlarından çok sayıda davetlinin katıldığı programda, Türkiye, İslam dünyası, Gazze ve geleceğe yönelik değerlendirmelerde bulunuldu.
Programın açılış konuşmasını PALEZ Başkanı Hüseyin Yer gerçekleştirdi. Yer, programa katılan davetlileri selamlayarak, birlik ve beraberlik içerisinde gerçekleştirilen buluşmanın hayırlara vesile olmasını temenni etti. PALEZ’in farklı alanlardan insanları bir araya getirerek fikir alışverişine imkân sağlayan çalışmalarını sürdüreceğini belirtti.
Programın sunumunu PALEZ Genel Sekreteri Engin Çelik üstlenirken, Çelik katılımcılara programın içeriği hakkında bilgi verdi ve konuşmacıları kürsüye davet etti.
Prof. Dr. Yusuf Kaplan: “İç cephemizi güçlendirmemiz gerekiyor”
Programda konuşan Prof. Dr. Yusuf Kaplan, Türkiye’nin son yıllarda dış politikada daha bağımsız ve etkin bir aktör hâline geldiğini belirterek, özellikle Fırat Kalkanı Harekâtı sonrasında Türkiye’nin kendi kararlarını alma ve uygulama konusunda önemli bir aşama kaydettiğini söyledi.
Türkiye’nin dışarıda elde ettiği kazanımların kalıcı olabilmesi için içeride de güçlü bir toplumsal yapı oluşturulması gerektiğini vurgulayan Kaplan, “Türkiye dışarıda güçlenirken iç cephemizi de güçlendirmek zorundayız. İç cephe çökerse dışarıda elde edilen başarıların anlamı kalmaz” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye’nin tarihî ve medeniyet birikimine dikkat çeken Kaplan, ülkenin bölgesel gelişmeler karşısında çok daha akıllı, temkinli ve uzun vadeli hareket etmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin farklı küresel aktörlerle ilişkilerinde kendi iradesini korumasının önemine değinen Kaplan, “Biz koskoca bir imparatorluk ve medeniyet hafızasına sahip bir ülkeyiz. Çoluk çocuk gibi hareket edemeyiz” dedi.
Gazze’de yaşananların yalnızca Filistin meselesi olarak görülmemesi gerektiğini belirten Kaplan, Gazze’nin insanlığın geleceği açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Kaplan, önümüzdeki 10, 20 ve 30 yıllık süreçte Türkiye’nin ve İslam dünyasının geleceğini şekillendirecek gençlerin yetiştirilmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı.
Abdullah Sevim: “La ilahe illallah’ı hayatımıza hâkim kılmalıyız”
Programın bir diğer konuşmacısı Abdullah Sevim ise konuşmasına, kendilerini bir araya getiren Allah’a hamd ederek ve bu birlikteliğe vesile olanlara teşekkür ederek başladı.
Sevim, “La ilahe illallah” ifadesinin yalnızca dile getirilen bir söz olmadığını, insanın hayatını şekillendiren temel bir anlayış olduğunu belirterek, “Müslümanların bugün yaşadığı sıkıntıların temelinde, la ilahe illallah’ın manasını yeterince kavrayamamış olmamız yatıyor. Bunu kavramamız ve ifade ettiği anlamı hayatımıza hâkim kılmamız gerekiyor” dedi.
İslam’ın yalnızca Müslümanların değil, insanlığın tamamına yönelik bir değerler bütünü olduğunu ifade eden Sevim, Müslümanların tarih boyunca adalet, merhamet ve insan onurunu esas alan bir anlayış ortaya koyduğunu söyledi.
Gazze’de yaşananlara da değinen Sevim, tüm dünyanın gözleri önünde büyük bir insanlık dramının yaşandığını belirterek, buna rağmen Gazze’de eğitimden sağlığa, ibadetten sosyal hayata kadar birçok faaliyetin devam ettiğine dikkat çekti. Gazze’de yeni doktorların yetiştiğini, Kur’an eğitiminin sürdüğünü ve insanların bütün zorluklara rağmen hayatlarını inançları doğrultusunda devam ettirdiğini belirtti.
Sevim, Gazze’de yaşananların Müslümanlar açısından önemli bir ders niteliğinde olduğunu ifade ederek, “Gazze bize yeniden bir miladın mümkün olduğunu gösteriyor. Bütün bu zorluklara rağmen oradaki kardeşlerimizin ortaya koyduğu direniş ve inanç, insanlık için önemli bir mesajdır” diye konuştu.
Müslüman toplumların özellikle gençlerin eğitimine ve ahlaki gelişimine daha fazla önem vermesi gerektiğini belirten Sevim, birlik, bilinç ve sorumluluk duygusunun güçlendirilmesinin geleceğin inşasında belirleyici olacağını söyledi.
Program, katılımcıların değerlendirmeleri ve karşılıklı fikir alışverişinin ardından sona erdi.